Z Kuşağının Göç Ekonomisi: Neden Gidiyorlar, Geri Döner mi?

2023 yılında Türkiye’den yurt dışına yerleşen kişi sayısı TÜİK verilerine göre 230 bini aştı. Bu sayının içinde en hızlı büyüyen segment, 20-29 yaş arası, üniversite mezunu ya da mezun olmak üzere olan Z kuşağı. Yurt dışına gitmek artık “yurt dışı” için değil; “yurt içinde kurulan fiyatlandırmadan kaçmak” için yapılıyor.

Rakam Farkı: Neden Gidiyorlar?

Cevap tek değişkenli değil ama baskın faktör net: satın alma gücü farkı. 2024 yılında Türkiye’de ortalama yazılım geliştirici maaşı brüt 60-90 bin TL civarında. Aynı profil Almanya’da 55-70 bin euro, Hollanda’da 60-75 bin euro kazanıyor. Kur hesabı yapıldığında fark yaklaşık on kat. Yaşam maliyetleri de yüksek ama orantısız değil; Münih’te kiranın İstanbul’a kıyasla üç kat daha fazla olduğu düşünüldüğünde geriye kalan satın alma gücü farkı hâlâ çarpıcı. Yazılım, mühendislik, sağlık ve akademi bu göçün en yoğun yaşandığı alanlar.

Uzaktan Çalışma ile Giden Göç Arasındaki Fark

Z kuşağının göçünü önceki neslin göçünden ayıran kritik bir fark var: Önemli bir bölümü kalıcı yerleşim niyetiyle değil, “test etmek için” gidiyor. Birleşik Krallık’ın Youth Mobility Visa (Genç Çalışma İzni) ya da Almanya’nın nitelikli göçmen vizesiyle giden ve birkaç yıl çalıştıktan sonra geri dönmeyi planlayan gruplar artıyor. Bir diğer kesim ise tamamen farklı bir modeli seçiyor: “Dijital göçebe” olarak Türkiye’de ikamet edip yabancı şirketten dolar ya da euro maaş almak. Bu grubun Türkiye’de kalması nüfus istatistiğine yansımıyor ama ekonomik sonucu aynı: Türk pazarına değil, yabancı piyasaya emek satılıyor.

Avrupa’nın Türk Gençliğine Bakışı Değişti mi?

2015-2019 dönemine kıyasla Avrupa’nın nitelikli göçmene yaklaşımı belirgin biçimde değişti. Almanya’nın 2024’te yürürlüğe giren Fachkräfteeinwanderungsgesetz (Nitelikli İşgücü Göçü Yasası), mesleki yeterlilik tanıma sürecini kısalttı ve asgari maaş eşiğini karşılayan adaylara ön değerlendirme vizesi (Anerkennungsberatung) açtı. Hollanda’nın “Highly Skilled Migrant” programı, 2024’te 3.909 euro aylık asgari brüt maaşla çalışacak kişilere beş güne kadar inen işlem süresiyle vize veriyor. Bu kolaylaştırmalar tesadüfi değil; Avrupa’nın kendi demografik yaşlanma sorununa verilen yapısal bir yanıt.

Gidenler Geriye Ne Bırakıyor?

Nitelikli göç konusunda standart tartışma “beyin göçü” çerçevesinde yapılıyor. Gerçekten öyle mi? Göç alan ülke açısından kazanım net. Türkiye açısından tablo biraz daha karmaşık. Giden kişi döviz havalesi yapıyorsa bu, net bir döviz girdisi. 2023’te Türkiye’ye yapılan yurt dışı işçi havaleleri yaklaşık 2,2 milyar dolar düzeyinde seyretti; küçük bir rakam değil. Öte yandan eğitim ve sağlık sistemine yapılan on yıllık kamu yatırımının karşılığını başka ülkeler alıyor; bu hesabı sadece havale rakamıyla kapatmak mümkün değil.

Geri Dönüş İhtimali: Gerçekçi mi?

2000’lerin başında yurt dışına giden Türk mühendislerin önemli bir kısmı geri döndü; özellikle ekonomik büyümenin sürdüğü 2003-2011 döneminde. Bugünün Z kuşağı için bu senaryo daha az olası görünüyor. Nedenlerden biri pratik: yurt dışında kurulan sosyal ağ, kariyer fırsatları ve emeklilik sistemi katkıları bir süre sonra geri dönüşü maliyetli kılıyor. Daha önemlisi, kalite beklentisi değişiyor. Üç yıl Hollanda’da yaşayan bir ebeveyn, Türkiye’ye çocuğunu hangi eğitim sistemine, hangi sağlık altyapısına döneceğini hesaplayarak karar veriyor. Geri dönüş kararı artık bireyin değil ailenin kararı haline geliyor.

Kısa Bir Hatırlatma

Bu tabloyu salt “vatanseverlik” ya da “vefasızlık” çerçevesiyle okumak hata olur. Z kuşağının yurt dışına çıkışı, rasyonel bir fiyatlandırma arbitrajı kararı. Yurt içi ve yurt dışı emek piyasaları arasındaki makas kapanmadan, geri dönüş oranlarının artması için yapısal bir neden ortada yok. Peki bu makas kapanır mı? Bu soru, göç verilerinden çok daha büyük bir ekonomi politikası sorusuna bağlanıyor.